Osmanlı’nın Cide Bölgesini Fethi ve Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz Hâkimiyeti
Bu makalede, Cide’nin Osmanlı hâkimiyetine geçiş süreci, Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz’de izlediği bütüncül fetih siyaseti bağlamında incelenmektedir. Cide’nin stratejik konumu, Candaroğulları Beyliği’nin ortadan kaldırılması ve Ceneviz kolonilerinin tasfiyesi ile doğrudan bağlantılıdır. 1460’ta Amasra’nın alınması, 1461’de Candaroğulları Beyliği’nin ilhakı ve Trabzon’un fethi, Cide’nin Osmanlı topraklarına katılımını mümkün kılmıştır. Bu gelişmeler sonucunda Osmanlı, Karadeniz’i bir iç deniz haline getirmiştir.
Cide, Batı Karadeniz kıyısında yer alan ve coğrafi konumu itibariyle Orta Çağ boyunca stratejik öneme sahip bir liman kasabasıdır. Bizans döneminde Kytoros olarak bilinen bölge, Candaroğulları Beyliği’nin Kastamonu merkezli hâkimiyet alanı içinde kalmıştır. Osmanlı Devleti’nin İstanbul’u fethinden (1453) sonra Fatih Sultan Mehmet, Karadeniz ticaret yollarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla kıyı şehirlerini bir bir kontrol altına alma siyaseti izlemiştir. Bu çerçevede Cide, Osmanlı’nın bölgedeki uzun vadeli planının parçası olarak 1460–1461 yıllarında Osmanlı hâkimiyetine katılmıştır
Osmanlı’nın Karadeniz Stratejisi ve Cide’nin Konumu

Amasra’nın Alınışı (1460)
Fatih Sultan Mehmet, Ceneviz kolonilerinin Karadeniz ticaretindeki etkisini sona erdirmek için 1460’ta Amasra üzerine sefer düzenlemiştir. Kara ve deniz kuvvetlerinin birlikte yürüttüğü bu harekât, kısa sürede sonuçlanmış ve Amasra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu gelişme, Cide’nin batısında Osmanlı varlığını kesinleştirmiştir
Candaroğulları Beyliği’nin İlhakı (1461)
1461’de Fatih, Kastamonu ve Sinop üzerinden Candaroğulları Beyliği’ne son vermiştir. Candarlı İsmail Bey, Osmanlı kuvvetleri karşısında direnememiş; Sinop kalesi Sadrazam Mahmud Paşa ile yapılan anlaşma sonucu barışla teslim edilmiştir. Bu süreçte Cide de Kastamonu kıyılarıyla birlikte Osmanlı idaresine girmiştir.

Trabzon’un Fethi (1461)
Aynı yılın yaz aylarında Fatih, Karadeniz’in doğusunda Trabzon İmparatorluğu’nu da ortadan kaldırmıştır. Bu gelişme, Osmanlı’nın Karadeniz kıyılarında siyasi hâkimiyetini tamamlayan en önemli en önemli adım olmuştur.
Cide Açısından Fetih Süreci
Cide, Candaroğulları Beyliği’nin bir liman noktası olarak Osmanlı’nın bölgeyi güvenlik altına alma hamlesinde kritik bir konumdaydı. Amasra’nın alınmasıyla batı hattı, Sinop’un Osmanlı’ya katılmasıyla doğu hattı güvence altına alınmış; böylece Cide kıyıları da Osmanlı sistemine dâhil edilmiştir. Bölge, özellikle:
- Deniz güvenliği,
- Kereste ve donanma lojistiği,
- Yerel ticaretin Osmanlı liman ağına bağlanması açısından önemli işlevler üstlenmiştir.
Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz hâkimiyeti siyaseti, İstanbul’un güvenliğini sağlamanın yanı sıra Osmanlı’nın ekonomik ve askerî çıkarlarını korumayı hedeflemiştir. Amasra’nın alınışı, Candaroğulları’nın ilhakı ve Trabzon’un fethiyle birlikte Cide, Osmanlı sisteminin bir parçası olmuştur. Böylece Karadeniz, 1475’te Kefe’nin alınmasıyla birlikte fiilen Osmanlı gölü haline gelmiş; Cide de bu sürecin yerel ölçekteki en önemli halkalarından biri olmuştur.
Kaynakça
- Britannica, “Candar dynasty” – Candaroğulları’nın Osmanlı tarafından ilhakı ve bölgenin entegrasyonu
- Siege of Amasra (1460) – Amasra’nın alınışı ve Osmanlı deniz politikası
- Candaroğlu İsmail Bey biyografileri – 1461’de Sinop’un teslimi
- Trabzon’un fethi (1461) – Doğu Karadeniz’in Osmanlı’ya katılması
- Yerel anlatımlar (Kastamonu kaynakları) – Cide’nin 1460/1461’de Osmanlı topraklarına katılması

Bende Şenpazarlıyım bir tarafımızda cide bu tarihi bilgi ve çalışma için teşekkür ederim.