Toprağın, Sessizliğin ve Hatıraların İçinden: Cide’nin Köyleri
Kastamonu’nun Karadeniz kıyısında yer alan Cide, sadece sahiliyle değil, iç kesimlerinde gizlenen köyleriyle de derin bir anlam taşır. Her biri ayrı bir karaktere sahip bu köyler, doğayla iç içe bir hayatın, geçmişten bugüne taşınan geleneklerin ve unutulmaya yüz tutmuş bir yaşam biçiminin sessiz tanıklarıdır.
Doğayla Bütünleşmiş Yaşam
Cide’nin köyleri; ormanların içinde, dağların eteklerinde, derelerin kenarında kurulu, insana nefes aldıran yerleşimlerdir. Kasaba, Alayüz, Toygarlı, Şen, Kovanören, Yalçın, Gebeş ve daha niceleri… Hepsi birbirinden farklı coğrafyalarda ama aynı ruhu taşır. Bu köylerde zaman hızlı akmaz, insan telaşla değil, sükûnetle yaşar.
Geleneklerin Hâlâ Yaşadığı Coğrafyalar
Cide köylerinde hâlâ bayram sabahları birlikte karşılanır, tarlalar el birliğiyle sürülür, kışlık yiyecekler komşularla birlikte hazırlanır. Cenazelerde omuz omuza saf tutulur, düğünlerde herkes bir görev üstlenir. Komşuluk, sadece selamdan ibaret değil; gerektiğinde evin anahtarının teslim edileceği kadar güvenilir bir bağdır.
Sofraların Paylaşıldığı Kültür
Her köyde farklı bir tat, farklı bir gelenek vardır. Mısır ekmeği, fırın yemekleri, yayık ayranı, cevizli erişte… Hepsi sadece yemek değil, birer kültürel mirastır. Bu sofralarda sadece açlık giderilmez, insanlık da hatırlanır. Sofranın genişliği, yüreğin açıklığıyla ölçülür.
Yalnızlaşan Evler, Sessizleşen Yollar
Zamanla köylerden kentlere göç arttı. Okullar kapandı, yollar sessizleşti. Yaşlılar yalnız kaldı. Çocuk seslerinin yankılandığı sokaklar, şimdi sadece rüzgarla konuşuyor. Pek çok evin kapısı kilitli, ocakları sönük. Cide’nin köyleri, yaz aylarında gurbetçilerin gelişiyle biraz nefes alsa da, yılın büyük bölümünü sessizlik içinde geçiriyor.
Unutulmaması Gereken Bir Miras
Cide’nin köyleri, sadece geçmişe değil geleceğe de seslenen yerlerdir. Bu köyler, doğallığın, sadeliğin ve insana dair değerlerin yaşatıldığı coğrafyalardır. Her biri korunması, yaşatılması gereken birer kültür hazinesidir.
Cide’yi tanımak istiyorsanız yalnızca sahilini değil, köylerini de görün. Çünkü gerçek Cide, yamaçlardaki taş evlerde, toprak yollarda, imeceyle yapılmış işlerde ve hâlâ dualarla ekilen tohumlardadır.
Nöbetçi Eczane:

Yorumunuzu bırakın