CİDE YAŞAM PORTALI
En Gelişmiş Haber ve Yaşam Portalı

Cide’li Rahime Kaptan

Halime (Rahime ) Kaptan’da Cideli Temel Reis’in gelinidir. Eli silah tutan bütün erkeklerin cepheye gönderildiği Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Köyde yalnızca yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştır. Herkesin tuza, şekere, ekmeğe hasret kaldığı o günlerde, evinin ihtiyaçlarını karşılamak için sefere çıkan Temel Reis, yolda hastalanarak hayatını kaybeder. Oğluyla bir başına kalan Rahime’nin, geçimini sağlamak için babasından kalan sandalla Karadeniz’e açılmasının zamanı gelmiştir. Erkek kılığına girerek, oğlu ve iki tayfasıyla çıktığı ilk seferinde hırçın dalgalarla, korsanlarla mücadele etmek zorunda kalır. Bu zorlukların hiçbiri onu yıldırmaz, aksine Karadeniz’e tutkuyla bağlanır. O artık İnebolu’ya cephane taşıyan, Kurtuluş Savaşı’nın fedakâr kadınlarından biridir, Rahime Kaptan’dır…

Kurtuluş Savaşında İnebolu’ dan Ankara ve Sakarya ‘ ya cephane taşıyan yardım kolunda görev almıştır. Erkek kılığında cephane taşırken  Montunu cephaneye örtmüştür.  Kurtuluş Savaşı sonrası Rahime Çavuş Ankara’ ya çağırılır düzenlenen törenle İstiklal Madalyası ve çavuş rütbesi verilir.Ünlü edebiyatçımız Rıfat Ilgaz’da rahime kaptanın hayatını halime kaptan olarak kaleme almıştır.

Rahime Kaptan, yine zorlu bir görev için Kefken açıklarında ilerliyorlardı. İki kayık silahı yükleyip, inebolu’ya götüreceklerdi. Ancak, kıyıya yaklaştıklarında bir İngiliz motorunun kendilerine doğru geldiğini gördüler. Rahime  Kaptan, hemen hizmetçilik yapan bir köylü kadını kılığına bürünerek, saf saf oturmaya başladı. Yanı başındaki sepette ise el bombaları diziliydi.

İngilizler, kayıktan motora geçmelerini emrettiler. Rahime Kaptan, uysal uysal ayağa kalktı ve aniden bombayı fırlattı. Arka sından Zeynel ve Bekir de silahları ateşlediler. Neticede, düşman motoru batırılmış, İngilizler tarafından esir alınmış bulunan Türk askerleri de kurtarılmıştı.

RAHİME KAPTAN KİMDİR

1882 doğumlu; baba adı Hasan, ana adı Ayşe Hüseyin oğlu İzzet ile evlenir. 23.03.1 964 yılında ölür. Aslen Cide’nin Malyas köyündendir. Memiş köyüne gelin gelir.

Babası “Kedioğlu” sülalesi diye anılır. Bu yüzdendir ki Rahime Kaptan “Kedioğlunun kızı” diye de ünlenilir. Ancak yüzüne karşı Rahime Kaptan adıyla konuşulurdu.

Evleri köy ilkokulunun hemen yanındaydı. Kocası İzzet manda besler, kasaplık yapardı.

Malyas Köyü yarı yarıya doğu Karadeniz Lazların dan yerleşikti. Bugün dillerinin ve şivelerinin özelliklerini yitirmişlerdir.

Kalın denecek kadar bir ses tonuyla konuşurdu. Uzun boylu, beline kadar düşen iki örük saçı, temiz ve yeni giynekleriyle, kararlı adımlarıyla yürüyüşü saygı uyandırırdı.

Köyümüzde gözlük takan tek insandı. Belinde her Cideli kadının bağladığı acem şah kuşak, kuşağa sokulu toplu tabancanın sapı görünür.

Yüzüne karşı kimsenin yılışamadığı, ters söyleyemediği, isteğini geri çevirmediği veya çeviremediği bu yürüyen otoriteden biz çocuklar da çekinirdik.

Evimize sık sık oturmaya gelir. Anıların anlatır; anlatırken abartıya kaçmayan, kendini öne çıkarmayan bir yanı vardı:

“Bartın Deresi’ndeyiz. Tayfalar çarsıya çıktı. Ben kıç üstünde yekenin altında uzandım onları bekliyorum. Kasaptan aldığımız sığır budu yelken serenine asılı duruyor. Mısır yüklüyüz, Sakarya ağzından aldık, Cide’ye geliyoruz. Sen koca bir yılan tekneye girsin, direğe doğru sarılıp çıkıyor. Çalıların arasında kıyıya rampayız o yüzden yoksa, alarga olsak çıkamaz. Belimde tabancayı çıkardım, horozu kaldırdım, bastım tetiğe değmedi! İkinciyi yapıştırdım, yere yığıldı. Bizim gibi bağlı yan teknelerden fırlayan geldi.yılan bölünmemişti ama kımıldayacak hali de yoktu. Attılar dereye. ”Onun ağzından dinlediğim ilginç anılardan biri.

Konuyu değiştirirken kafasını hafifçe havaya kaldırır, sonra kısa bir öksürük, kalın sesiyle tane tane ve düzgün cümlelerle konuşurdu.

Balkan-Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı… Bu uzun ve ardı kesilmeyen kırım yılları Cide denizciliğinin çöküşüdür. Tüm deniz adamları askere alınır Çoğu geri gelmez. Rusya ve İstanbul ticareti durma noktasındadır. Tuz o denli tükenir biter ki deniz suyunu günlerce kazanlarda kaynatarak elde etme yoluna giderler. Tuzun kaynağı Rus limanlarıdır bu arada İstanbul’un işgaliyle Karadeniz’e açılan İngiliz ve Yunan karakol gemileri irili ufaklı tekneleri topa tutar; batırır parçalar.

Bu boşlukta ufak bir yelken-kürekle giden tekne donatır. Buradan sonra Kedioğlunun kızı Rahime, “Rahime Kaptan” olarak anılacak.

Askere alınmayan sakat, yaşlılardan tayfa düzer.

Rus Limanlarına kereste götürür tuz ve yün getirir. İstanbul’dan Cide’ye kadar her liman,her koy avucunun içi gibi olur bir zaman sonra. Özellikle o dönem için bu zorlu işi kotarmak kolay değildir.Hele Rahime Kaptan gibi genç ve çok güzel bir kadın için… Çünkü güzelliği dillere destandır.

İstanbul’dan İnebolu’ya cephane kaçırılması sırasında teknesiyle görev almıştır.

Komşusu Yahya Coşkun Zonguldak Kilimlide Emina diye eski bir denizcinin yanında çalışır. Eski denizci, Yahya Coşkun’a Rahime Kaptanı sorar sağ olup olmadığını öğrenir. Anılarını aktarır:

“Demirliyiz üç-dört tekne hepimiz İstanbul’a seferdeyiz. Uzaktan tatlı poyrazla kıyıya gelen bir tekne göründü Yelkeni yarı mayna edip ıskotayı boşlayarak bize yakın düştü. Üc el ateş edişiyle bizi selamladı. Bu Rahime Kaptandı. Sesi duyuluyordu artık, seçiliyordu kendisi de. ‘Haydi, gelin, haydi, demesiyle biz de kalktık. Kefken’i epeyce geçtik ki hava aşağıdan aldı. Boğaz yakın gel gelelim rüzgar ters. Ne ettik, yaptıysak . Rahime Kaptan önce rüzgarı iskelesine aldı epeyce açıldı. Zaten önümüzdeydi. Sonra aktardı yelkeni sancağına aldı. Gözü ne gidiyordu rüzgarın. Iskotayı iyice çekti. Biz geri dönerken o çoktan girmişti boğazdan. Yaman kadındı, gözü pekti Rahime Kaptan’ın” diye sözünü bitirir.

Hatırlanacağı üzere Memiş köyünün denizciliği üzere yazılmış bir yazıda bu kişiyi detaylı anlatacağımızı söylemiştik. Böylece sözümüzü tutmaya, bu yaman denizciye olan vefa borcumuzu ödemeye çalıştık.

Rıfat Ilgaz bu yaman denizciyi Halime Kaptan olarak okuyucuya, Türk toplumuna tanıttı. Adı ne olursa olsun o bizim komşumuz olarak aramızda yaşayan unutulmaz bir denizciydi.

 

Cevap Bırakın